|
AVRUPA KOMİSYONU
COM(98) 124 Final
04.03.1998
Türkiye için Avrupa
Stratejisi
Komisyon’un ilk
operasyonel teklifleri
I. GİRİŞ
12 ve 13 Aralık 1997 tarihlerinde Lüksemburg’da gerçekleşen Avrupa
Birliği Konseyi toplantısında, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam
üye olarak katılma ehliyetine sahip olduğu ve diğer başvuran devletlerle
aynı kriterler temelinde değerlendirileceği teyit edildi. Avrupa
Birliği Konseyi, onu her alanda Avrupa Birliği’ne yaklaştırarak
Türkiye’yi tam üyeliğe hazırlamak için bir strateji oluşturulmasının
önemli olduğuna karar verdi. Bu strateji, aşağıdaki unsurlardan
oluşmalıydı:
- Ankara Anlaşması’nın sağladığı imkanların geliştirilmesi;
- gümrük birliğinin yoğunlaştırılması
- malî işbirliğinin uygulanması;
- yasaların yakınlaştırılması ve birlik mevzuatının kabul edilmesi;
- Lüksemburg Avrupa Konseyi sonuçlarının 19 ve 21 sayılı paragraflarında
öngörüldüğü gibi, her bir durum için ayrıca karar verilmek üzere,
Türkiye’nin belirli programlara ve belirli kuruluşlara katılımı.
Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Konferansı’na katılması, Türkiye ve
üye devletler arasında ortak ilgi konusu alanlarda daha fazla diyalog
ve işbirliği için bir fırsat verecekti. Dolayısıyla, Türkiye, daha
şimdiden AB’nin genişleme sürecine dahildir.
Bu belgede, Komisyon, gümrük birliğini pekiştirmek ve ona daha
fazla muhteva vermek için ve Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi
üzerine Temmuz 1997 tebliğinde belirtilen diğer alanlarda işbirliğini
arttırmak için bir çalışma programı ortaya koymaktadır. Tekliflerden
bazılarının uygulanması 1998’in ilk yarısında başlayabilir.
Bu belgedeki tekliflerden bazılarının uygulanması, Türkiye için
mevcut malî kaynaklara ve özellikle Türkiye için Özel Eylem’in (375
milyon ECU) uygulanmasına bağlı olacaktır. Bu nedenle, Bakanlar
Konseyi’nin, Türkiye için özel malî işbirliğine ait malî yönetmeliği
bir an önce kabul etmesi önemlidir. Malî işbirliğinin uygulanması,
Lüksemburg AB Konseyi tarafından önerilen stratejinin bir parçasıdır.
Hatırlanmalıdır ki Türkiye aynı zamanda Avrupa-Akdeniz Ortaklığı’nın
bir üyesidir.
II Teklifler
1. Endüstriyel işbirliği ve
yatırım
Türkiye’de uygun bir hukukî ve idarî çerçeve kurulması
dahil, endüstri ve yatırım
konusunda işbirliğinin geliştirilmesi bir
önceliktir. Gümrük birliği uygulaması, Türk endüstrisinin,
özellikle KOBİ’lerin rekabet gücünde iyileşmeler ile
paralel yürümelidir.
Türkiye, daha şimdiden, Avrupa-Akdeniz Ortaklığı yoluyla bölgesel
faaliyetlere katılmaktadır. Bu faaliyetler arasında, firmalar arasında
işbirliğine yönelik programlar (Med-Partnership ve Med-Enterprise)
ve, hukukî ve idarî çerçeve üzerine bir çalışma grubu ve endüstriyel
gelişme üzerine bir çalışma grubu olmak üzere, Avrupa-Akdeniz endüstriyel
işbirliği konusunda Brüksel Bildirgesi (Mayıs 1996) gereğince kurulmuş
olan iki çalışma grubu vardır.
Bu başlık altında planlanmış bölgesel faaliyetlere iki taraflı
faaliyetler eklenebilir. Endüstriyel işbirliğinin iki taraflı geliştirilmesi
için faaliyetler, 1998 için şimdiden planlanmıştır (bunlar arasında,
AB-Türkiye İşletme Semineri ve AB-Türkiye İşletme Ortaklığı programları
vardır).
Türk endüstrisinin, tek pazardan azamî fayda elde etmesine ve rekabet
gücünü iyileştirmesine yardım etmeye yönelik aşağıdaki faaliyetlerden
sağlayabileceği avantajlar ve fırsatlar konusunda yılın ilk yarısında
Türkiye ile görüşülecektir:
-
Tek pazara giriş:
gerekli belgeleme ve kalite kontrol enstrümanlarının
(laboratuarlar ve şebekeler) kurulmasına yardım,
bu amaçla teknik yardım sağlanması, firmalar için
pilot/demonstrasyon programları (münferit olarak
veya gruplar halinde).
-
Yenilik ve bilgi teknolojisi:
teknoloji transferi, en iyi uygulama örnekleri
üzerine bilgi alışverişi, teknoloji transferi merkezleri
ve şebekeleri kurulması için yardım, firmalar için
teknoloji demonstrasyon projeleri (münferit olarak
veya gruplar halinde).
-
Özel sektörün gelişmesi
için destek: endüstrinin çeşitlenmesi,
şirketler kurulması, malî ortamın iyileştirilmesi,
girişimcilerin eğitilmesi ve işbirliğinin teşvik
edilmesi amacıyla projeler hazırlamak için gereken
uzmanlık hizmetleri.
Buna ek olarak, Komisyon, mümkün olan en kısa zamanda Topluluk
ve Türkiye arasındaki sermaye hareketlerinin daha fazla serbestleştirilmesi
konusunda bir mekanizma kurulmasını tarafların menfaatine görmektedir.
Bu mekanizmanın temel amaçları arasında, söz konusu serbestleşmenin,
Sermaye Hareketlerinin Serbestleştirilmesi Hakkında OECD Kuralları
çerçevesinde iki tarafça yapılan taahhütlere uygun olup olmadığını
incelemek olacaktır.
2. Tarım
Tercihli piyasa girişinde karşılıklı bir iyileşme sağlamak için
Türkiye ile yeni müzakereler, 1998’in ikinci yarısında başlayabilir.
Müzakerelerin amacı, karşılıklı tavizler ve gümrük vergilerinin
sabitlenmesi arasında bir denge üretmek olmalıdır.
Ayrıca, Türkiye’nin, tarım politikasını, tarımsal ürünlerin serbest
dolaşımını tesis etmek için gereken Ortak Tarım Politikası tedbirlerini
kapsayacak şekilde ayarlaması gerekecektir. Avrupa Topluluğu ve
Türkiye, Ankara Anlaşması’nda ve Gümrük Birliği Kararı’nda bu hedefi
kendi önlerine koymuşlardı. 15 Temmuz 1997 tarihli tebliğde, bu
alanda pek az ilerleme kaydedilmiş olduğu kabul edilmekle beraber,
Türkiye’nin ülkedeki tarımın özellikleri dikkate alınırken, Topluluk
mevzuatını benimsemeye teşvik edilmesi önerilmekteydi. Bu amaçla,
Komisyon, ODAÜ için benimsenen yaklaşıma dayanan üç aşamalı bir
süreç teklif ediyordu.
Birinci aşamada Komisyon, Türk makamlarına, piyasa organizasyonlarının
ve sağlık kurallarının çeşitli yönleriyle ilgili temel hukukî metinlerin
bir listesini ve idare için gerekli araçların ve organların ayrıntılarını
verecektir. Türkiye ise, Komisyon’a, kendi tarım politikasının anlaşılması
için gereken ayrıntıları verecektir.
İkinci aşama, OTP’nin ve Türk tarım politikasının muhtelif yönleri
ve sektörlerinin tartışılmasını daha fazla derinleştirecektir.
Üçüncü aşama, çeşitli sektörlerde OTP ve Türk tarım politikası
arasındaki farkların bir özetinin hazırlanmasını içerecektir.
Bu sürecin sonunda, Türkiye’den, Topluluk mevzuatının benimsenmesi
için bir çalışma programını Topluluğa sunması istenecektir.
Sürecin ilk aşaması, 1998’in ikinci yarısında başlayabilir. Bilgi
alışverişinin gerçekleşmesinden sonra ayrıntılı görüşme oturumlarına
geçilebilir.
Topluluk malî ve teknik yardımı, Türk tarımının yeniden yapılandırılmasında
ve ülkenin tarımsal politikasının OTP ile uyumlulaştırılmasında
önemli bir faktördür. Bu bağlamda, Türkiye Komisyon'’a öncelikli
tedbirlerin bir listesini vermelidir. Listenin müzakere edilmesinden
sonra, bir teknik yardım programı hazırlanabilir.
3. Hizmetler
15 Temmuz tarihli tebliğin kılavuz ilkeleri ve Konsey’de gerçekleşmiş
olan görüşmeler temelinde, Komisyon, Mart 1998’de Türk makamlarıyla
keşif mahiyetinde müzakereler başlatmaya isteklidir. Yılın ikinci
yarısında taslak müzakere talimatları Konsey’e gönderilebilir.
4. Gümrük birliği için daha
fazla muhteva
4.1 Türkiye’nin pan-Avrupa menşe kuralları sistemine dahil
olması
Topluluk, EFTA ve ODAÜ arasında geçerli olan endüstriyel mallar
için menşe kuralları kümülasyon sistemine Türkiye’nin dahil olmasına
ilişkin olarak Komisyon’un niyetleri şöyledir:
- 1998 içinde, Komisyon, Türkiye’nin Gümrük Birliği Kararı çerçevesindeki
yükümlülükleri gereğince ortak üye ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları
müzakere edilmesiyle ilgili olarak Türk makamlarının yaklaşımlarına
olumlu yanıt vermelerini onlardan talep etmek için ortak üye ülkelerle
toplantılardan (gümrük alt-komitesi, gümrük idareleri genel müdürlükleri,
Ortaklık Komiteleri) yararlanacaktır;
- 1998 ortasına kadar, Komisyon, Avrupa Birliği ile kümülasyon
sistemine dahil ülkeler arasındaki anlaşmalarda yer alan menşe
protokellerinin Türkiye’yi de içine alacak şekilde tadil edilmesi
için teklifler (toplam ondört teklif) hazırlayacaktır.
Böylece Türkiye, 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren kümülasyon sistemine
fiilen girebilecektir.
4.2 Türkiye’nin Avrupa transit düzenlemelerine katılması
için destek
Türkiye’nin Transit ve Tek İdarî Belge Sözleşmelerine katılmasıyla
ilgili olarak, Komisyon, Nisan 1997’deki Ortaklık Konseyi toplantısında
konu hakkında alınmış olan olumlu karara işaret eder. 1998’de Komisyon,
Avrupa Birliği’nde transit reformunun (ve bilgisayarlaşmanın) tamamlanması
üzerine paralel çalışırken, Türkiye’nin bu sözleşmelere katılmaya
hazırlanması için teknik yardım vermeye devam edecektir.
4.3 Devlet ihaleleri
Gümrük Birliği Kararı’nda her iki tarafça devlet ihaleleri konusunda
taahhütler yapılmıştı. Komisyon, 15 Temmuz 1997 tarihli tebliğinde
müzakereler açılmasını öneriyordu. Türkiye ile keşif mahiyetinde
görüşmelerin 1998’in ilk yarısında başlaması planlanmaktadır. İki
taraf, üç seçeneğin avantajlarını inceleyeceklerdir: kendi aralarında
iki taraflı bir anlaşma, Türkiye’nin Devlet İhaleleri Hakkında DTÖ
Anlaşması’na katılması ve Türk mevzuatının Topluluk mevzuatıyla
uyumlulaştırılması.
4.4 Mevzuatın yakınlaştırılması
15 Temmuz 1997 tarihli tebliğinde, Komisyon, gümrük birliği kapsamındaki
alanlarda mevzuatın yakınlaştırılmasını tamamlamak ve bu mevzuatı
Türkiye’de uygulamak için bir teknik yardım ve idarî işbirliği programı
oluşturulmasını teklif ediyordu. Komisyon, aşağıdaki tedbirleri
hazırlayacaktır:
-
Gümrük birliğiyle bağlantılı olan fakat henüz yakın işbirliği
kapsamına girmeyen alanlarda, Komisyon’un ve Türk
idaresinin ilgili kısımlarını bir araya getiren
enformel gruplar
kurulacaktır. Bu gruplar, mevzuatın yakınlaştırılması
alanında Türk makamlarınca kaydedilen ilerlemeyi
inceleyecek ve uygulamanın yönlendirilmesi ve hızlandırılması
için bir çerçeve sunacaklardır. 2/97 sayılı Ortaklık
Konseyi Kararı’nda atıf yapılan teknik mevzuat türlerinden
Türkiye’nin seçtikleri için gruplar 1998’in ilk
yarısında kurulabilir.
-
Mevzuatın yakınlaştırılması çalışmasında şimdiden ilerleme
sağlanmış alanlarda, Türk makamları, Türk sistemine
aktarılmış Topluluk düzenlemelerini uygulamanın
ayrıntılarını ve bunların ekonomik operatörler açısından
neler getirdiğini tartışmak için ülkede seminerler
düzenlenmesini talep edebilirler. Bu seminerlere,
Türk idaresinin ve Türk ticaret kuruluşlarının temsilcileri
katılabilir.
- Türk makamlarının talebi üzerine Komisyon benzer faaliyetler
üzerinde düşünecektir (örneğin fikrî, sınaî ve ticarî mülkiyetin
korunmasıyla ilgili bir teknik yardım programı).
4.5 Daha yakın teknik istişareler
Tebliğde, gümrük birliğiyle ilgili alanlarda Topluluk-Türkiye
istişaresi için mevcut mekanizmanın güçlendirilmesi
öneriliyordu ve Komisyon, 1998’in ilk yarısında, hangi
uzman gruplarının ve teknik komitelerin (uygulama sorumluluklarında
Komisyon’a yardım eden komiteler) kendi çalışmalarına
Türk temsilcileri katabileceklerini Türkiye ile görüşmeyi
planlamaktadır.
Topluluk teknik mevzuatının
(örneğin kimyasal maddeler ve ecza sanayi ürünleri üzerine
mevzuat) gayrı-resmî olarak tartışılması için kurulmuş
uzman gruplarına özel dikkat verilecektir. Ayrıca, geçen
Nisan ayında Ortaklık Komitesi tarafından yapılan tavsiyelere
uygun olarak, Komisyon, gümrük birliğinin işleyişi için
gerekli olduğu ölçüde Türk uzmanların (83/189/EEC sayılı
Yönerge ile kurulmuş olan) Standartlar ve Teknik Yönetmelikler
Komitesi’nin çalışmasına katılmalarına izin verilmesi
hakkında bir Ortaklık Konseyi Kararı teklifini 1998’in
ilk yarısında Konsey’e sunacaktır.
1998’in ilk yarısında ticaret politikası
konuları hakkında Topluluk-Türkiye diyaloğu için bir
mekanizma kurulacaktır.
Anti-damping
tedbirleri alanında, Komisyon, Nisan 1997 Ortaklık
Konseyi toplantısını müteakip ODAÜ için prosedürlere
dayanan geliştirilmiş tercihli bilgilendirme ve istişare
düzenlemeleri kurmuştur.
4.6 Ortak Ticaret Politikası ile uyumlulaşma
Türkiye’nin Gümrük Birliği Kararı’nın 16. Maddesinde atıf yapılan
tercihli anlaşmaları
bağıtlaması ile ilgili olarak, bazı tercihli anlaşmalar
müzakere edilmiş bulunuyor. Gerekli olduğunda, Komisyon,
henüz bağıtlanmamış olan anlaşmalar için (bunlar arasında,
Bulgaristan, Polonya, Slovenya ve Magrib ve Maşrık ülkeleri
ile bağıtlanacak anlaşmalar vardır) Türkiye’ye politik
ve teknik destek verebilir.
4.7 Tekstil ürünlerinin hariçte işlenmesi
Komisyon not eder ki tekstil ürünlerinin hariçte işlenmesiyle ilgili
olarak Türkiye’nin belirtmiş olduğu sorunlar, ODAÜ ve Akdeniz ülkelerinin
çoğu için Topluluk kotalarının (1 Ocak 1998’den itibaren) kaldırılmasıyla
zaten kısmen giderilmiştir. Türkiye, pan-Avrupa menşe kümülasyon
sistemine dahil edildiğinde, Türkiye’nin geleneksel ticaret ortakları
bakımından bu sorunlar kısa bir süre sonra tamamen çözülecektir.
Türkiye, ODAÜ’den veya Akdeniz ülkelerinden başka AB üyesi olmayan
ülkelerle hariçte işleme düzenlemeleri geliştirmek isterse, Komisyon
onunla uygun çözümler üzerinde görüşmeye hazırdır.
5. Makroekonomik diyalog
1998’in ilk yarısının sonuna kadar bir başlangıç toplantısı gerçekleşebilir;
bu toplantının içeriği önceden Türkiye ile görüşülecektir. Diyalog,
ortak ilgi konularını kapsayacaktır. Bunlar arasında, Türkiye için
genel ekonomik görünüş ve euro’nun devreye sokulmasının Türkiye
üzerindeki etkisi olabilir.
6. Telekomünikasyon ve bilgi
toplumu
Regülasyon ile ilgili konularda Topluluk ve Türkiye arasında diyalog,
1998’in ilk yarısında başlayabilir. Burada amaç, Türk telekomünikasyon
mevzuatını Topluluğunkine yaklaştırmak olacaktır. Bu amaca varılmasında,
uzmanlık hizmetleri, memur değişimleri veya eğitim şeklinde yardım
sağlanabilir.
1998’in ilk yarısından itibaren, Türkiye’yi bilgi toplumuna sokmaya
yönelik bir strateji geliştirilmesine de destek verilebilir. Komisyon
departmanları ve Türkiye’deki ilgili kurumlar (TÜBİTAK dahil) arasında
görüşmeler olacaktır. Bu görüşmeler, spesifik faaliyetlerin belirlenmesine
imkan verecektir.
1998’in birinci yarısında, Avrupa bilgi toplumu araştırmasının
(ESIS projesi) kapsamı, Türkiye’yi içine alacak şekilde genişletilecektir.
Halen hazırlanmakta olan, Trans-Avrupa Şebekeler’in genişletilmesi
konusundaki Komisyon tebliği kabul edildikten sonra, Komisyon, Trans-Avrupa
Şebekeler’in Türkiye’ye genişletilmesi üzerine bu ülkeyle görüşmelere
başlayacaktır.
7. Bilim ve teknolojik araştırma
alanında işbirliği
Araştırma, teknolojik geliştirme ve demonstrasyon alanında faaliyetlere
ilişkin Topluluk dördüncü çerçeve programı kapsamında (1994-98),
Türkiye, üye olmayan bir Avrupa ülkesi olarak, I, III ve IV sayılı
Eylemler çerçevesinde tüm spesifik programlara proje bazında katılabilir,
fakat bu programlara tahsis edilen fonlardan yararlanamaz. Türkiye,
Eylem II (INCO programı) için de ehildir ve bu eylemden Topluluk
finansmanı almaktadır.
Türkiye’nin, dördüncü programla aynı şartlar üzerinden, beşinci
A-TG çerçeve programının (1998-2002) tüm spesifik programlarına
proje bazında katılması da öngörülecektir. Ayrıca, beşinci programın
II sayılı eylemi (INCO2), ilk kez olarak, Akdenizli ortak ülkelerle
işbirliğini hedefleyen bir faaliyeti içermektedir. Türkiye buna
tam olarak katılabilecek ve bunun için Topluluk finansmanı alacaktır.
Avrupa-Akdeniz bilim ve teknoloji politikası üzerine diyalog da,
Türkiye’nin resmen temsil edildiği, B&T İşbirliği için Avrupa-Akdeniz
İzleme Komitesi bünyesinde gerçekleşmektedir. Barcelona sürecinin
bir parçası olarak kurulmuş olan bu Komite’nin çalışmaları, spesifik
faaliyetlerin belirlenmesine yol açmakta ve bir bütün olarak çerçeve
programın planlanması ve uygulanması hakkında sürekli bilgi sağlamaktadır.
8. Çevresel konularda işbirliği
Ekim 1997’de Komisyon ve Türkiye arasında keşif mahiyetinde
temaslar, çevresel konularda işbirliği alanlarının bir
listesini vermişti. Kurumların
güçlendirilmesi ve beşerî kaynakların geliştirilmesi
üzerinde durulmuştu (Çevre Bakanlığı ve onun yerel örgütleri,
ulusal sürdürülebilir kalkınma komitesi ve çevre ve
kalkınma gözlemevi ile). Türkiye, çevresel tehlikelerin
değerlendirilmesi, ulusal ve yerel düzeyde çevre denetimi
ve kirlenmenin entegre biçimde önlenmesi ve izlenmesi
konularında eğitim
ile ilgilendiğini ifade etti. Ayrıca, iklim değişikliği
konusunda bir ulusal eylem planı hazırlanmasında, kimyasal
maddelerin bir ulusal envanterinin çıkarılmasında ve
(özellikle bir ulusal veri tabanı oluşturmak yoluyla)
Avrupa Çevre Ajansı ile işbirliği edilmesinde özel
yardım talep etti. Akdeniz’de ve Karadeniz’de
bölgesel işbirliği çerçevesinde başka
faaliyetler de uygulamaya konulabilir.
Türkiye’nin çevresel kuralları ve mevzuatının şimdiki durumu hakkında
(Komisyon tarafından finanse edilen) sürmekte olan inceleme çalışmasını
dikkate alarak, 1998’in ilk yarısında işbirliği için bir takvim
üretmek mümkün olacaktır.
Komisyon, çevresel mevzuatın ve kuralların yakınlaştırılmasına
özel önem vermektedir ve yukarıda belirtilen inceleme çalışmasının
sonuçları hazır olduğunda bu süreci izlemek için bir çerçeve kurmayı
teklif etmektedir.
9. Ulaştırma işbirliği
Ulaştırma altyapısı geliştirilmesi bağlamında, IV ve X numaralı
Pan-Avrupa Ulaştırma Koridorları (Sofya yoluyla) İstanbul’a kadar
uzanmaktadır. Türkiye bu çerçevedeki görüşmelere katılmaktadır.
Ayrıca, Türkiye, Haziran 1997’de Helsinki’de Üçüncü Pan-Avrupa Ulaştırma
Bakanları Konferansı’nda kabul edilmiş olan, Pan-Avrupa Ulaştırma
Alanları’ndan ikisinin – Karadeniz Alanı ve Akdeniz havzası Alanı-coğrafî
kapsamı içine girmektedir. Bu iki bölgesel ulaştırma şebekesinin
geliştirilmesi üzerine hazırlık çalışması halen devam etmektedir
ve Türkiye’nin bu girişimlerden her ikisine de katılmasını bekliyoruz.
Deniz taşımacılığı alanında, Türkiye, MEDA bölgesel programı çerçevesinde
finanse edilen deniz taşımacılığı projelerinde aktif bir katılımcı
ve lehdar konumundadır.
Havacılık alanında, Komisyon, muhtemel bir hava taşımacılık anlaşması
üzerine yapılacak müzakerelere hazırlık olarak, bölgedeki başka
ülkelerle yapmış olduğu gibi, Türkiye ile hava taşımacılığı konusunda
keşif mahiyetinde görüşmeler yapılmasını teklif etmiştir.
Küresel navigasyon ve pozisyonlama alanında, Komisyon, bölgedeki
navigasyon kullanıcılarının artan taşımacılık emniyetinden ve etkinliğinden
yararlanmalarına imkan sağlamak için, Türkiye dahil Akdenizli ortaklarıyla
işbirliğini geliştirmektedir.
10. Enerji işbirliği
Enerji alanında işbirliği, doğrudan yatırımlar için uygun bir çerçeve
yaratmak için Türk mevzuatının AT mevzuatına adaptasyonunu kolaylaştıracaktır.
Bu bağlamda, Enerji Şartı Anlaşması’nın Türkiye tarafından onaylanması
özellikle önemlidir. Türkiye’nin coğrafî konumu dikkate alındığında,
onun enerji enterkoneksiyon şebekelerine (TEN) katılmasına özel
ilgi gösterilecektir.
11. Tüketici politikası ve
tüketici sağlığının korunması alanında işbirliği
İki taraf, 1998’in ilk yarısında, Türkiye’nin durumunu değerlendirmek
ve endüstriyel mallar ve gıda maddeleri için erken uyarı sistemleri
kurmak için görüşmelere başlayabilirler (malî ve teknik yardım ihtiyacı,
personel eğitimi, vs.). Ayrıca, tüketici koruma mevzuatının yakınlaştırılması
için genel bir strateji ortaya koyabilirler. Bu alandaki Türk mevzuatının
bir envanterinin çıkarılması bir ilk adım olabilir.
Bir tüketici derneği olan TÜKODER için malî yardım sağlanmış bulunuyor.
Diğer büyük Türk tüketici dernekleri de AB yardımı alabilir.
12. Bölgesel ve sınır-ötesi
işbirliği
Avrupa-Akdeniz Ortaklığı ve desantralize işbirliği programları
çerçevesinde kabul edilmiş olan bölgesel işbirliği projelerine Türkiye’nin
katılımı, mümkün olan her durumda arttırılacaktır.
Karadeniz bölgesel işbirliği konusunda Komisyon tebliğinde (COM(97)597
final – 14 Kasım 1997) belirtilen alanlarda, Türkiye’yi ve Karadeniz
bölgesindeki diğer ülkeleri içine alan işbirliği projeleri oluşturulabilir.
13. Topluluk programlarına
katılım
Lüksemburg AB Konseyi, Türkiye’nin (münferit durumlar temelinde)
bazı Topluluk programlarına ve ajanslarına katılmasını teklif etmişti.
Bu katılım, ODAÜ için geçerli olan şartlara benzer nitelikte şartlar
çerçevesinde olacaktı. 1998’in ilk yarısında, Komisyon, Topluluk
ve Türkiye tarafından kabul edilecek bir karar için Konsey’e bir
teklifte bulunacaktır. Söz konusu katılımın mümkün olabileceği alanları
belirleyecektir.
Bu karar kabul edildikten sonra, Türkiye’nin belirli bir programa
katılması için düzenlemeler müzakere edilecek ve Ortaklık Konseyi’nin
bir kararının konusu olacaktır. Gerekli olduğunda, belirli bir programın
bir lehdar ülke olarak Türkiye’yi de içermesi için temel yönetmeliğin
tadil edilmesi önerilecektir.
14. Kurumsal işbirliği ve
politik diyalog
Komisyon, Ekim 1995 tarihli Ortaklık Konseyi kararında öngörülen
kurumsal işbirliği ve politik diyaloğun uygulanmasının ve adalet
ve içişleri alanında münferit faaliyetlerin finanse edilmesinin
önemini vurgular. Komisyon, göç konusunda Türkiye ile aktif işbirliği
ihtiyacı üzerinde özellikle durur. Bu bağlamda, 26 Ocak tarihli
genel işler Konseyi, Irak’tan ve komşu bölgelerden insanların son
zamanlarda AB’ye girişi üzerine bir eylem planı kabul etmiştir.
15. İnsan hakları ve insanî
konular alanında işbirliği
İnsan hakları alanında, 1998 projeleri için daha şimdiden 3 milyon
ECU tutarında Komisyon taahhütleri mevcuttur (1). Seçilen öncelikler
şöyledir: Kadınların statüsü; çocuğun hakları ve korunması; bilgilendirme,
öğretim ve eğitim; STK’lerin yönetim kabiliyetlerinin arttırılması.
Komisyon hibelerinin alıcıları arasında, Umut Vakfı, Çocuk İstismarını
ve İhmalini Önleme Derneği, Türk Demokrasi Vakfı, Yerel Yönetim
ve Demokrasi için Dünya Akademisi, Antalya Barosu ve Helsinki Yurttaşlar
Meclisi (Türkiye Şubesi) vardır.
Komisyon, 1998 yılında Türk STK’leriyle insan hakları ve insanî
konular alanında projeler belirleme ve uygulama çalışmasını sürdürecektir.
Türk hükümetiyle işbirliği alanında ise, Komisyon bir işbirliği
programı ön taslağı hazırlamıştır. Bu program, İçişleri Bakanlığı
memurlarının ve emniyet kuvvetlerinin eğitimi üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Komisyon, bu program taslağını, 1998’in ilk yarısında Türk makamlarıyla
tartışmayı planlamaktadır.
Yine 1998’in ilk yarısında, Komisyon, insanî konuları görüşmek
üzere (ihtiyaç oldukça Türkiye’de veya Brüksel’de toplanacak olan)
bir çalışma grubu kurmayı teklif etmektedir.
III Sonuçlar
Bu belgede yer alan teklifler, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin tam
üyeliğe hazırlanmasına yönelik bir strateji geliştirmeye bağlılığını
göstermektedir.
Bu bağlamda, Komisyon, aşağıdaki konular üzerinde Türkiye ile yapılacak
çalışmalara 1998’in ilk yarısında başlanmasını çok önemli bulmaktadır:
- endüstriyel işbirliğinin yoğunlaştırıması ve yatırımların teşvik
edilmesi;
- tarım alanında Topluluk mevzuatının aktarılmasına destek;
- hizmetler konusunda bir anlaşmaya yönelik keşif mahiyetinde
görüşmeler;
- teknik yardım ve idarî işbirliği yoluyla gümrük birliğine daha
fazla muhteva kazandırılması;
- gümrük birliğinin işleyişi bakımından doğrudan anlam taşıyan
konularda iki taraf arasında istişare için mevcut mekanizmanın
iyileştirilmesi;
- devlet ihalelerinin dışa açılması konusunda keşif mahiyetinde
görüşmeler;
- özellikle sermaye hareketlerinin daha fazla serbestleştirilmesi
konusunu kapsayan bir makroekonomik diyalog kurulması;
- çevre, telokomünikasyon, tüketici politikası ve tüketici koruma
gibi sektörlerde Türkiye’nin Topluluk mevzuatını kendi bünyesine
almasında ona yardım etmek için Topluluk desteği;
- Türkiye’nin bazı Topluluk programlarına ve ajanslarına katılabilmesi
için gerekli mekanizmaların kurulması;
- Ekim 1995 kararına uygun olarak, daha fazla kurumsal işbirliği
ve politik diyalog.
Bu ilk teklifleri, Türk makamlarıyla ilave görüşmeler sonrasında
Komisyon tarafından geliştirilecek olan başka teklifler izleyecektir.
Malî işbirliğinin uygulanması, Lüksemburg AB Konseyi tarafından
teklif edilen stratejinin bir parçasıdır. Komisyon, Türkiye için
özel malî işbirliği düzenlemelerine ilişkin malî yönetmeliğin Konsey
tarafından bir an önce kabul edilmesinin acil bir ihtiyaç olduğuna
dikkat çekmek ister, zira bu yönetmelik Türkiye için kapsamlı ve
tutarlı bir stratejinin uygulanmasını mümkün kılacaktır.
(1) c.f. Gümrük birliğinin yürürlüğe girmesinden bu yana Türkiye
ile ilişkilerin evrimi (COM(1998) 147)
|