AVRUPA BİRLİĞİ - TÜRKİYE
İLİŞKİLERİ
Tam Üyelik
Türkiye
İçin Avrupa Stratejisi
Avrupa Birliği'nin genişlemesi kapsamında 13-14 Aralık 1997 tarihli
Lüksemburg Zirvesi öncesinde sürdürülen girişim ve temaslarda Türkiye'nin
genişleme sürecinde kazanacağı konum ele alınmış ve Türkiye'nin
bu sürecin dışında kalamayacağı vurgulanarak, diğer aday ülkeler
için öngörüldüğü gibi, bir katılma öncesi stratejisinin oluşturularak
hayata geçirilmesi hususu öncelikli talebimiz olarak ortaya konmuştu.
Lüksemburg Zirvesinde Türkiye diğer adaylardan farklı bir konuma
oturtularak, onlar için öngörülen katılma sürecinin dışında bırakılmıştır.
Bununla birlikte, AB Komisyonu, Türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda
ülkemizi tam üyeliğe hazırlamak amacıyla Türkiye'yi AB'ne yaklaştırmayı
hedefleyen bir Strateji hazırlamak ve hayata geçirmekle görevlendirilmiştir.
Komisyon bu görevlendirme uyarınca bir çalışma gerçekleştirmiş ve
Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne katılıma hazırlamak şeklinde tanımladığı
Strateji'nin unsurlarını 4 Mart 1998 tarihinde açıklamıştır. Komisyon
iç prosedür gereği Strateji belgesini Konseyin onayına sunmuş ve
gerekli incelemeler yapıldıktan ve onay prosedürleri tamamlandıktan
sonra, sözkonusu belge, üzerinde bir değişiklik yapılmaksızın Cardiff
Zirvesinde onaylanmıştır. Belge bilahare, 30 Haziran 1998 tarihinde
yapılan Ortaklık Komitesi toplantısında tarafımıza resmen sunulmuştur.
Strateji Belgesinde yer alan mülahazalar ve somut olarak sunulan
işbirliği alanlarını aşağıda görüldüğü şekilde sıralamak mümkündür;
Stratejinin uygulanmasıyla Türkiye'nin AB'nin genişleme sürecinde
yer alacağına işaret edilmiş, tarafımızdan eleştiri konusu yapılan
mali işbirliği alanındaki AB taahhütlerine değinilerek, önerilen
unsurların gerçekleşmesinin AB'nin Türkiye'ye taahhüt ettiği mali
yardımların yürürlüğe konulması ile mümkün olabileceği belirtilmiş
ve bu konuda yetkili bulunan Konseyin sözkonusu yardımları gecikmeksizin
kullanılabilir hale getirecek düzenlemeyi yapması istenmiştir.
Gümrük Birliğinin derinleştirilmesi ve daha fazla içerik kazandırılması,
Stratejinin önemli bir bölümünü teşkil etmiş ve Komisyonla muhtelif
alanlarda esasen yürütülmekte olan görüşmelerin sonuca bağlanması
için somut adımlar atılması yönünde önerilerde bulunulmuştur.
Strateji belgesinde Gümrük Birliği'nin yanısıra, sanayi, tarım,
hizmetler, makro-ekonomik diyalog, telekomünikasyon, bilim ve teknoloji,
araştırma, ulaştırma, enerji, çevre, tüketici politikası, bölgesel
ve sınıraşan işbirliği, Türkiye'nin Topluluk programlarına katılımı
ve kurumsal işbirliği başlıkları altında toplam 14 alanda somut
işbirliği önerilmiştir. Genelde işbirliğinin amacı, ülkemizin bu
alanlarda AB müktesabatına uyumunu kolaylaştırmaktır.
Komisyon tarafından oluşturulan sözkonusu Stratejinin açıklanmasını
takiben Stratejide yer verilen unsurlar incelenmiş ve bu unsurların
ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilip, yönlendirilmesini
teminen karşı önerilerimizi içeren bir belge hazırlanmış ve Bakanlar
Kurulu'nda onaylanmasını takiben 22 Temmuz 1998 tarihinde Dönem
Başkanlığı ve AB Komisyonuna tevdi edilmiştir.
Strateji'nin hayata geçirilmesi amacıyla Komisyon ile teknik düzeyde
müzakereler başlatılmış olup, bu çerçevede Komisyon heyetiyle 25
Eylül 1998, 30 Kasım 1998, 24 Mart 1999 ve 2 Temmuz 1999 tarihlerinde
olmak üzere Ankara ve Brüksel'de dört tur görüşme yapılmıştır. Bunula
birlikte, esasen AB'nin Türikye'ye karşı daha önceki anlaşmalarla
üstlenmiş olduğu, ancak yerine getirmediği yükümlülüklerden başka
yeni bir unsur içermeyen Strateji belgesi, mali kaynak yetersizliği
başta olmak üzere, AB'ne katılımı hususunda Türkiye'ye uygun bir
perspektif verilmesi yönünde siyasi irade eksikliği sebepleriyle
Türkiye'nin beklentilerini karşılamakta yetersiz kalmıştır.
|